Annesi Bizi Ayırmaya Çalıştı

Annesi Bizi Ayırmaya Çalıştı

Sevgilimle üniversite yıllarında tanıştık. Uzun süren ilişkimizi artık evlilikle taçlandırmak istedik. Fakat müstakbel kayınvalidem bu evliliğe karşı çıktı. Bunun sebebi sevgilimi bir başkasıyla evlendirmek istemesiydi. Sevgilim evin tek erkeğiydi doğal olarak üzerinde müthiş bir anne baskısı vardı. Annesinin baskılarına dayanamayıp sonunda benden ayrılacağını düşündüm. Bir gün gelir annesinin sözünü dinler beni unutur diye endişeleniyordum. Medyum Dolunay ile iletişime geçme hikâyem tam olarak bu kısımda gerçekleşti.

Kazanan ben oldum

Ezelden beri büyüye inanan biriyim dolayısıyla gizli ilimlere ilgim var. İnternet üzerinden sevgilini bağlama duası arayıp durduğum sırada Medyum Dolunay’ın resmi web sayfasına giriş yaptım. Kendisine güven duymam uzun sürmedi zira yapılan yorumlardan güvenilir biri olduğu zaten ortadaydı. 0555 171 85 40 nolu telefonu aradım. Kesinti yaşamadan hocamızla iletişim sağladım. Açıkçası bu kadar tatlı biri olduğunu düşünmemiştim. Anlayışı ve samimiyeti ona her şeyi rahatlıkla anlatmama neden oldu.

Sevgilim sonsuza dek bana ait

Korku ve endişelerimi, beklenti ve arzularımı dinledikten sonra uygulaması gereken yöntemden bahsetti. O günden sonra olacakları beklemeye başladım. Artık annesinin baskı ve ısrarları beni korkutmaz hale gelmişti. Aynı zamanda sevgilim eskisinden çok daha fazla bana bağlı, hatta annesine karşı müthiş bir öfke beslemeye başlar olmuştu. Zaman geçtikçe annesi baskı yapmamaya, ilişkimize karşı çıkmamaya, kısacası beraberliğimize saygı duymaya başladı. Kazanan biz olduk.  Artık annesinin sözüne kanıp beni terk edeceği korkusunu yenmiş, mutlu ve endişesiz bir insana dönüşmüştüm.

Bir Kadını Kendine Nasıl Çekersin

Bir erkek kendisinden soğuyan bir kadını, bir kızı kendine çekmek, arayı açmamak için yedi ayn dut ağacından yedi ayrı yaprak alır. Herbirine kadının adını söyleyip üfürerek «vuslat ya kerim» der, sonra sağa, sola «hu» der.

Dut yapraklarını, üstüste birbirleriyle çakışacak biçimde koyar. Bu yapraklan, iğneye geçirilmiş yeşil ipek iplikle, her dikiş vuruşta kadının adını söylerek, yedi yerden diker. Dikilen yapraklar (kırılıp bükülmeden bir muşambaya üç kat sarılır, üstüne üç yüz altmış «ya Hay» söylenip »gene yeşil ipek iplikle bağlanır, dikiş vurulmaz. Bu muşamba, üç gün kadının damında, üç gün kapısının eşiği altında, üç gün de su aldığı çeşmenin kaynağına doğru gidilen uygun bir yerde bırakılır.

‘Muska çeşmenin yanından alınırken, kırk bir «ya Allah» denir. Sonra da, kızın geçtiği yolda bir ağacın ya kovuğuna, ya dalları arasına, ya da çalıların içinde, görünmeyen bir yere konur, orada bırakılır. Kadın, o yapraklar solmadan erkeğe karşı yumuşamaya, yakınlaşmağa başlar. Erkek, bu durum karşısuıda, üç gün kaama karşı biraz soğuk davranır, ondan sonra kadına yaklaşır. Üçüncü ‘buluşmada sevişme gereği vardır. Bu gerçekleşmezse, kadında soğuma, erkekten kaçma isteği uyanırmış.

Medyum Dolunaya Hemen Soru-Cevap

[contact-form-7 id=”2400″ title=”Başlıksız”]

Sevdiğin Erkeği Kendine Bağlamak

Bir kadın ya da bir kız, sevdiği erkeği (kendine bağlamak, onu istediği gibi buyruğu altına almak isterse ayak kirimden muska yazdırır.

Kadın yıikanırken bıçakla ayağının altım kazır, çıkan kirleri alır, ıgüneşte ‘kurutur, yedi parçaya böler, her parçanın üzerine otuz üç kez «Subhanallah» deyip üfler, büyünün ne için yapıldığını söyler, tutması için:

Yaptım Allaha yaslandım Allah Allah îlâh îlâh Hu Hu Hu

Niyaz benden ifa senden ya Allah Takabbelallah takabbelallah Takabbelilâh takabbelilâh

diyerek yüzünü göğe çevirip yakarır. Bunu yedi kez yapar. Kadın bunları genellikle bilemez, onun ağzından büyücü söyler.

Bu işler bittikten sonra, elde edilmek istenen erkeğin akşam yemeğine yedi gün bu ayak (kirini, biıber, tarçın, oğulmuş nane, maydanoz gibi nesnelerden biri ile karıştırarak atar. Yemeğin rengi kirin ibelli olmaması için önemlidir, adı geçen ‘bitkiler o nedenle kullanılır. Yedi ıgün kadının ayak kirini yiyen erkek, bu süreden sonra kırk gün içinde kadının önünde eğilir, bükülür, bir sözünü iki etmez, gizlice çevresinde dolaşır dururmuş. Kadın isterse erkeğin sırtına biner gezermiş.
Gümüşhane iline bağlı Zigana köyünden bir tanıdığımız vardı, kocası ölmeden önce, onun sırtına binip gezdiğini, kocasına çevrenin geleneklerine aykırı birtakım işler yaptırdığını, evde yalnız kendi sözünün geçtiğini duyardık. Bu kadıncağız şimdi sağdır, komşuları arasında «inabeli… nene» diye anılır. «îna-be» suçtan arınma demektir.

Medyum Dolunaya Hemen Soru-Cevap

[contact-form-7 id=”2400″ title=”Başlıksız”]